Bugün sizlerle “Herkes kasiyer olabilir mi” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. Herkes kasiyer olabilir mi? Şunları da İnceleyin: Herkes cehennemden geçecek mi ? Bunu ilk kez kendi kendime ciddi ciddi düşündüğüm gün, bir market kuyruğunda bekliyordum. Önümdeki kasiyer, aynı anda hem ürünleri okutuyor hem müşterinin kart sorusunu yanıtlıyor hem de arkadan gelen “poşet ister misiniz?” seslerine yetişmeye çalışıyordu. Bir an durdum ve şunu düşündüm: Bu iş dışarıdan göründüğü kadar basit mi? Ve daha önemlisi… herkes kasiyer olabilir mi? İstanbul’da yaşayan, gündüzleri ofiste çalışan ve akşamları eve döndüğünde sessizce bilgisayarını açıp yazı yazan biri olarak böyle küçük anlar zihnimde büyüyor. Çünkü…
Yorum BırakEtiket: bir
Solucanla Denizde Balık Tutulur mu? Üzerine İçsel Bir Tartışma Deniz kenarında elinde olta olan birinin en klasik sorularından biri aslında basit gibi görünür: “Solucanla denizde balık tutulur mu?” İlk bakışta cevap evet ya da hayır kadar net sanılır ama işin içine girdikçe konu hem biyolojik hem davranışsal hem de tamamen pratik bir meseleye dönüşür. Ben Konya’da yaşayan, mühendislik tarafı güçlü ama sosyal bilimlere de merakı olan bir genç yetişkin olarak bu soruya tek bir yerden bakamıyorum. Kafamın içinde sürekli iki ses var gibi: biri veriye, fiziğe, mantığa yaslanan “içimdeki mühendis”, diğeri deneyime, sezgiye ve insani gözleme yaslanan “içimdeki insan”. Ve…
Yorum BırakKaranlık Su Ne Demek? “Karanlık su ne demek” diye ilk kez düşündüğümde, aklıma ne tam olarak bilimsel bir tanım geldi ne de net bir karşılık. Daha çok içimde belirsiz bir his uyandı. Sanki hem fiziksel bir şeyi hem de biraz daha soyut, biraz daha rahatsız edici bir durumu anlatıyor gibiydi. İstanbul’da yaşayan biri olarak, böyle belirsiz kavramlara alışığım aslında. Şehir zaten başlı başına biraz “karanlık su” gibi… ne tamamen anlaşılır ne de tamamen çözülmez. Gündüzleri ofiste çalışırken bazen su içmek için mutfağa gittiğimde, lavabodan akan suya bakıyorum. Şeffaf, temiz, sıradan. Ama sonra aklıma başka bir şey geliyor: Bu su nereye…
Yorum Bırakİran’da bir paket sigara ne kadar? Farklı bakış açılarıyla derin bir değerlendirme Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak bazı konular var ki, sadece “fiyat ne kadar?” diye geçip gidemiyorum. Özellikle ekonomi, toplum ve bireysel alışkanlıklar kesiştiğinde kafamda otomatik olarak iki ayrı ses konuşmaya başlıyor: biri tamamen hesap yapan mühendis tarafım, diğeri ise insan davranışlarını anlamaya çalışan daha duygusal tarafım. “İran’da bir paket sigara ne kadar?” sorusu da tam böyle bir konu oldu benim için. İlk bakışta basit bir fiyat sorusu gibi duruyor ama işin içine girdikçe ekonomi, yaptırımlar, tüketim alışkanlıkları, kültürel yapı ve bireysel psikoloji birbirine karışıyor. İran’da bir paket…
Yorum BırakDünyada Yaşam Kaç Yıldır Var? Bir Günlüğün İçinden Zamanın Hikâyesi Devrearasi sayfasına hoş geldiniz! “İnsanoğlu dünyada ne kadar zamandır var” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın. Kayseri’de Sessiz Bir Akşam ve İçimde Büyüyen Soru Kayseri’de yaşıyorum, 25 yaşındayım. Çoğu insan beni dışarıdan sakin biri sanıyor ama içimde sürekli konuşan, sürekli sorular soran bir taraf var. Defterlerim dolu; bazen sadece bir kelime, bazen yarım kalmış cümleler… Ama en çok şu soru etrafında dönüp duruyorum: Dünyada yaşam kaç yıldır var? Bunu ilk kez çocukken merak etmiştim. Babamla bir akşam gökyüzüne bakarken “Bu yıldızlar ne kadar eski?” diye sormuştum. O da “Çok…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Devrearasi ekibi bu yazısında “İnsan hakları Evrensel Bildirgesini kim hazırladı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. İnsan hakları Evrensel Bildirgesini kim hazırladı? Tarihsel Arka Plan ve Zihinsel Bir Yolculuk İnsan hakları Evrensel Bildirgesini kim hazırladı? sorusu, ilk bakışta basit bir tarih bilgisi gibi görünse de, işin içine girdikçe katman katman açılan bir düşünce alanına dönüşüyor. 1948 yılında Birleşmiş Milletler çatısı altında kabul edilen bu metin, tek bir kişinin ürünü değil; farklı ülkelerden, farklı felsefi geleneklerden gelen insanların ortak aklının ürünü. Bu metnin hazırlanmasında en çok öne çıkan isimlerden biri Eleanor Roosevelt. Kendisi İnsan Hakları Komisyonu’nun başkanlığını yürüttü ve sürecin politik…
Yorum BırakYüreği Ferahlamak Ne Anlama Gelir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlamın derinliğini keşfetmek için bir aracıdır. Bir kelime, bir anlatı ya da bir ifade, bazen bir kişinin ruhunu dönüştürme gücüne sahiptir. İşte tam da bu noktada, “yüreği ferahlamak” gibi basit ama etkili bir deyim, insanın içsel dünyasındaki değişimi anlatan güçlü bir metafor haline gelir. Edebiyatçılar, kelimeleri kullanarak duyguları yansıtır ve insan ruhunun derinliklerine ışık tutar. Bu yazıda, “yüreği ferahlamak” ifadesinin anlamını, edebi metinlerdeki yeri ve karakterlerin içsel yolculuklarındaki rolünü keşfedeceğiz. Yüreği Ferahlamak: Bir İçsel Dönüşümün İfadesi “Yüreği ferahlamak” ifadesi, kelime anlamı itibarıyla bir rahatlama, huzur bulma, sıkıntıdan…
6 YorumTunus Osmanlı’dan Ne Zaman Ayrıldı? Tarihsel Bir Yolculuk Geçmiş, bir yansıma değil, aynı zamanda bugünün şekillendiği bir aynadır. Tarihçiler olarak, geçmişi yalnızca tarihler ve olaylarla anlatmıyoruz; o dönemlerin toplumsal dokularını, insanlar arasındaki ilişkileri ve gücün, kültürün nasıl şekillendiğini de anlıyoruz. Geçmişi anlamak, günümüzle paralellikler kurmak, insanlığın ne kadar derin bir yolculuktan geçtiğini görmek demektir. Bugün Tunus’un Osmanlı İmparatorluğu’ndan bağımsızlık kazanması sürecine bakarken de benzer bir bakış açısıyla yaklaşmak gereklidir. Tunus, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı bir eyalet haline gelmişti. Ancak bu sürecin ne zaman sona erdiği ve Tunus’un tam anlamıyla bağımsızlık kazanması, tarihsel açıdan bir dizi kırılma noktasına dayanır.…
8 YorumNe Hikmettir Bilinmez Ne Demek? Öğrenmenin Gizemli Katmanlarına Pedagojik Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak sınıfa her girdiğimde, öğrencilerin yüzlerinde aynı merak ifadesini görürüm: “Bu neden böyle oldu?” ya da “Nasıl böyle bir şey mümkün?” diye sorarken, aslında bilginin sınırlarını zorlarlar. Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bilinmeyene yönelme cesaretidir. İşte tam bu noktada Türkçenin derin bir ifadesi karşımıza çıkar: “Ne hikmettir bilinmez.” Bu söz, insan aklının sınırlılığını ve öğrenmenin sonsuzluğunu aynı anda anlatır. Fakat bir eğitimci gözüyle bakıldığında bu ifade, sadece bir deyim değil, bir pedagojik ilham kaynağıdır. “Ne Hikmettir Bilinmez” İfadesinin Anlamı: Bilinmeyenin Eğitici Gücü “Ne hikmettir bilinmez”…
8 YorumHüccetül İslam: Bir Psikolojik Analiz İnsan Davranışlarının Peşinden: Psikolojik Bir Mercek Bir psikolog olarak insan davranışlarını çözümlemek, içsel dünyamızın derinliklerine inmeye çalışmak her zaman büyük bir merak uyandırmıştır. İnsanlar, bilinçli ya da bilinçdışı pek çok motivasyonla hareket ederler ve bazen bu motivasyonları anlamak, görünmeyen yüzleri görmek zordur. İşte tam da bu noktada, büyük düşünürlerin yazdıkları eserler insanın içsel dünyasına ışık tutmak için en önemli kaynaklardan biri haline gelir. Bu yazıda, İslam dünyasında önemli bir yeri olan Hüccetül İslam adlı eseri psikolojik bir açıdan ele alacağız ve bu eserin, insanın doğasını nasıl yansıttığını inceleyeceğiz. Hüccetül İslam’ın Derinliklerine Yolculuk Hüccetül İslam, İmam…
8 Yorum